Sık Sorulan Sorular

Filtre :


Pilates kasları güçlendirmek, esnekliği arttırmak ve vücudun genel sağlığını iyileştirmek amacıyla geliştirilmiş bir egzersiz sistemidir. Egzersizler minder üzerinde ya da özel olarak dizayn edilmiş aletlerle yapılır.

13 yaş itibari ile özel bir sağlık sorunu olmayan herkes pilates yapabilir. Pilates için hiçbir zaman yaşlı sayılmazsınız.

Pilates tüm vücudu kapsayan egzersizleri bir araya getirip geliştirerek, zihin ve vücudu bir noktada toplayan nefes, düzgün form, etkin hareket kalıplarına dikkat edip dengeyi, koordinasyonu arttıran, stresi azaltan, oldukça güvenli, zorlayıcı olmayan ve günlük aktiviteyi arttıran spor yapmak isteyen herkesin ihtiyaçlarını karşılayacak bir egzersiz sistemi olduğu için tavsiye edilir.

Reformer dersleriyle matwork dersleri arasında pilatesin temel prensipleri açısından çok büyük farklar olmasa da, matwork yaparken reformer aletinin bizim için sağladığı direnç hissinden biraz yoksun olarak çalışırız.

 

Yani reformer aleti ile yapılan egzersizlerin matwork egzersizlerinden en büyük farkı, kendi vücut ağırlığınızın farklı ağırlıkta yaylarla desteklenerek, bahsettiğimiz direnç sistemiyle kaslarınızı çalıştırmasına yönelik olmasıdır.

 

Matwork grup egzersizleri esnasında eğitmen, belirli canlandırmalarla ya da çeşitli  yöntemler kullanarak size hareketleri nasıl yapmanız gerektiğini anlatır.

 

Ancak reformer aleti yaylı sistemi,tasarımı ve kullanımı sayesinde size zaten o sözünü ettiğimiz ağırlık hissini ve direnç duygusunu yaşatır. Her iki ders arasındaki en önemli farkın bu olduğunu söyleyebiliriz. Bu sebeple üyelerimizden, reformer aletli pilates  özel derslerinin matwork grup egzersizlerine göre biraz daha kısa sürede etkisini gösterdiğine dair geri bildirimler almaktayız.

 

Reformer aleti o kadar güzel tasarlanmıştır ki,daha önce de bahsettiğimiz gibi kişi,kendi vücut ağırlığı ile egzersiz yapmakta fakat eklemlerini zorlamadan kaslarını çalıştırabilmektedir.

Düzgün bir postür ve duruş kazanmanıza sırt ve bel ağrılarınızdan kurtulmanıza, düzgün ve biçimli bir vücuda sahip olmanıza yardımcı olur. Ayrıca vücudumuzun esnekliğini artırarak günlük hayatınızı kolaylaştırır.

10 ders sonra alışma ve farkı hissetme başlar. 20 ders sonra vücut değişim gösterir, şekillenme gözle görülür duruma tam gelir. 30 ders sonunda vücudunuzdaki değişime inanamazsınız.

Sadece pilates yaparak kilo vermek veya sağlıklı bir  kilo aralığında kalmak maalesef zor. Kilo vermek için kardio çalışmaları yapmanız gerekmektedir. Mesela yürüyüş, bisiklet sürme veya yüzme gibi aktiviteleri haftada 3-4 gün pilatese ek olarak yapmanız gerekmektedir.

Pilates boy uzatmaz. Kas boyunun uzun tutulmasını sağlar. Vücudumuzun ağırlığı ile zamanla kas boyumuzda kısalma, sırt kısmında öne doğru eğilme ve kamburluk meydana gelir. Pilates ile bozulan duruşlar ve omurgadaki bozulmalar düzeltilir. Kas boyu uzatılarak daha dik ve iyi bir duruş sağlanır.

Bize göre ideali haftada 3 gün yapmaktır. Programı haftada 4 güne çıkarmanın da hiçbir sakıncası yoktur. Yoğunluk sebepleri nedeniyle 3 gün gelemeyenlerin en az 2 gün gelmesi zorunludur.

Çoğunluk olarak kadınlar tercih ettiği için böyle bir yanılgı vardır. Ama kadın-erkek fark etmeden herkesin yapabileceği bir egzersiz sistemidir. İki cins için de temel amaç; zayıf bölgelerin güçlendirilmesi, dayanıklı, sağlıklı, fit bir bedene ve doğru postüre ulaşmaktır.

Gerekli olan fizik tedavi yöntemi uygulandıktan sonra doktor onayıyla başlayabilirsiniz. Evet, bel/boyun fıtığı – fibromiyalji – sakroiliak eklem rahatsızlıklarında “özellikle” pilates yapılır. Pilates bu rahatsızlıkları gidermeye yardımcı olan bir rehabilitasyon yöntemidir.

Pilates yapanlar günlük yaşantılarında dengeli ve sağlıklı beslenmelidir. Protein ve karbonhidrat tüketiminde özenli olmalı ve bu konuda bir diyetisyen danışmanlık alınabilir.

Sağlıklı kilo kaybının haftada 0,5-1kg arasında olması gerektiği Dünya Sağlık Örgütü’nün önerisidir. Obez ve morbidobez bireylerin kilo veriş hızı daha fazla olmaktadır. Ancak aylık 6 kg üzerindeki ağırlık kaybı sağlık sıkıntılarının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

 

Fazla kilolarınızı uzun bir sürede aldığınız halde kısa sürede kilo kaybı yaşamaya çalışmamalısınız. Unutulmamalıdır ki, sağlıksız ve hızlı kilo kaybı sonucunda kiloların geri alınması kaçınılmazdır.

Diyet yaparken dengeli besin içeriği oluşturulmamış, farklı besin çeşitliliği sağlanmayan, enerji miktarını çok kısıtlayan diyetler bedeni inceltmekten ziyade kas kaybı ve en çok da yüzün çökmesi ile sonuçlanmaktadır. Bu nedenle bu yanlışlara düşmemek gerekir.

Sağlıklı kilo vermek ve verilen kiloları geri almamak için diyetinizde ekmeğe yer vermeniz gerekiyor. İştah kontrolü sağlamak, bel çevresindeki yağlardan daha çabuk kurtulmak ve tatlıya karşı isteğin azaltılması için her öğün 1-2 dilim tahıllı ekmeklerin tüketilmesi gereklidir.

 

Metabolizmanın hızlı çalışması ve sağlıklı kilo kaybının sağlanabilmesi için azar azar sık sık yemek gerekmektedir. Uzun süren açlıklarda metabolizma yavaşladığı gibi vücut tüketilen besinleri depo etmeye yönelecektir.

Yetişkin bir bireyin günlük 10-12 su bardağı (yaklaşık 2litre) su içmesi gerekmektedir. Vücutta kan dolaşımının düzenli sağlanabilmesi ve metabolizmanın hızlı çalışması için bu miktarın altında tüketilmemesi önerilmektedir.

Sıcak kabin içinde deri yolu ile vücuda oksijen verilme yöntemidir. Ozan sauna ile ısı derinin 4 ile 6 santimetre altına nüfus ediyor. Ozonlu buhar sauna ile vücudunuz bir seansta 200 ila 450 arasında kalori harcar. Böylelikle yağlama ve yağ parçaları arasında birikmiş olan toksinlere rahatlıkla ulaşılıp, buharlı klasik saunaya göre 7 kat daha fazla terleme sağlayarak kilo vermeye yardımcı bir sistemdir.

Ozonun uygulanmasının yasak olduğu hastalıklar son derecede sınırlıdır. Alyuvarlarda bir enzim eksikliği ile birlikte seyreden Favizm olarak adlandırılan hastalıkta, ileri derecede kansızlık ve kanla ilgili bazı rahatsızlığı (kanama pıhtılaşma hastalıkları ) olan hastalara uygulama yapılmaz.

Bu bakımdan uygulama öncesi bazı laboratuar analizleri yapılarak durum denetlenmelidir. Ayrıca tiroid bezinin aşırı derecede çalışarak normalden çok fazla hormon salgılaması durumunda, aşırı alkol alımında ozon önerilmez.

Kronik ve tekrarlayıcı pankreatitler, Yeni gelişmiş kalp enfarktüsü ve kanamanın aktif olarak devam ettiği bazı hastalıklar ozon tedavisinin yapılmasını engelleyen hastalıklardır.

  • Detoks etkisi
  • Dolaşımı hızlandırır
  • Böbrek fonksiyonlarını düzenler
  • Vücut direncini arttırır
  • Hormon sistemlerini aktive eder
  • Yorgunluğu giderir; zindelik verir
  • Ağrı giderici etkisi vardır
  • Mikroplardan arındırır
  • Hücre yenileyerek gençleştirme
  • Selülit giderir ve oluşumunu engeller
  • Stresi azaltır

Kavitasyon adı verilen sistem çok yeni bir teknoloji ve çok özel bir ultrason sistemidir. Kavitasyon, sıvı veya yağ dokusuna elastik dalga boyu uygulanmasıyla, sürekli büyüyen baloncuklar oluşturur. Belirli bir boyuta eriştikten sonra şişen bu yağ hücreleri, şok dalgaları ile içe doğru patlayarak enerji formuna dönüşerek yok olurlar. Bölgesel zayıflamada sıkça tercih edilen bir yöntemdir.

 

Kavitasyon Yerleşmiş bölgesel yağları parçalayıp eritmek, selülitli bölgeleri yok etmek amacıyla kullanılan güçlü bir sistemdir. Ayrıca çatlakların ve cilt sarkmalarının azaltılmasında kullanılır.

Hayır, Kavitasyon ergenlik dönemini tamamlamış herkes için uygundur.

Kavitasyon yöntemi son derece kuvvetli bir uygulamadır. Uygulama esnasında ve sonrasında birkaç saat kadar süren hafif bir ısı hissedilebilir. Onun dışında ağrı ve acı söz konusu değildir.

Ortalama 6 - 10 seans gerekmektedir. Seans aralıkları, haftada 1 seans. Uygulamalar 20 - 30 dakika sürmektedir. Tedavinin sürekliliğini sağlamak için seanslar tamamlandıktan sonra 4 ay boyunca ayda 1 seans gerekmektedir ve sonrasında, sadece üçer aylık aralarla tek seans yapılabilir. Bunlar nadir ve zor görülen vakalarda uygulanmaktadır.

Lenf drenaj sistemi vücudumuzda biriken ödemlerin atılmasını sağlayan hücre ve dokulara besin taşıyan kısacası vücudumuzu yenileyen beyaz kan dolaşımına denir.

Şu ana kadar zararı olduğuna dair herhangi bir klinik çalışmaya rastlanmamıştır.

Kesinlikle uygulama sırasında herhangi bir ağrı veya acı duymazsınız. Dilerseniz tedavi sırasında gazete, dergiler okuyabilir tabletinizle zaman geçirebilirsiniz.

Herhangi bir yan etkisi yoktur.

Kullanım tercihine göre değişir. Vizon daha sık uygulanır ve bu nedenle daha yoğun, gür kirpik görünümü verir. Kendi kirpiğimiz vizonda; 3lü 4lü hatta 5li vizonu taşır ama ipek kirpikte bu kadar fazla taşımaz.

İpek kirpikte bir kirpiğe en fazla 3lü kirpikler eklenir. Vizonda ise bu sayı 4-5-6-7 eklemeye kadar çıkabiliyor. İpek kirpik daha seyrek, daha doğal; vizon ise daha gür, daha dolgun ve daha maskaralı bir görünüm sağlar.

Kullanılan vizonlar çok hafif olduğundan ağırlık yapmaz ve kendi kirpiğimizi zedelemez, dökmez.

Kişinin kullanımına ve kirpik uzama süresine göre 1 ila 3 ay arasındadır kullanım süresi.

Ara bakımlar genelde en fazla 1 ay sürede gerçekleştirilmelidir.

Japon kalıcı kaş çizme tekniğidir. Tek kullanımlık iğnelerle doğal kaş kılını özdeş olarak deriye kıl çizme metodu.

Hayır kıl eklenmiyor. Deriye kıl efekti vererek kıl görünümü elde edilen kalıcı boyama işlemidir.

Kişinin kaş kılı rengi ve saçının boyasız doğal hali ne renk ise birebir aynısı uygulanmaktadır.

Cilt yapısına göre farklılık göstermekle birlikte ortalama 1,5 yıldır.

2. Seans 3-4 hafta sonra (rötuş seansı) uygulanır. Çok istisnai durumlarda 3.seans uygulanabilir.

Acı kişinin acı hissiyati ile ilgilidir. Kaş alımında olduğu gibi çok hafif bir acı hissiyati vardır. Anestezi kremle bu durum en aza indirilir.

Cilde ufak çizikler uygulandığından çok hafif kabuklanma oluşuyor. 1 haftalık yağlı krem kullanımıyla kabukların düşmesi engelleniyor.

Rengi: Ten renginize en yakın olan ton, renk açısından en doğru tercihtir. Fondöten seçerken eğer makyajlı değilseniz rengi, alın ortası veya çene ucunuzda; makyajlı iseniz elinizin üstünde deneyin.

Yapısı: Kullandığınız fondötenin yapısı cilt tipinize uygun olmalı: cildiniz normal veya karma ise sıvı (akıcı) ve hafif yapıda olanları; kuru ise krem yapıda olanları seçmelisiniz.

Dikkat! Fondötenlerinizi mümkünse güneş koruma faktörü içerenler arasından seçin.

Dudaklarınızı pudralayarak işe başlayın. Daha sonra rujunuzla aynı tonlarda bir dudak kalemiyle dudak çevrenizi hafifçe belirginleştirin. Çizgiyi daima dudak dışından başlayıp ortaya doğru çizin. Dudak çevrenizi düzgünce belirledikten sonra, aynı dudak kalemiyle dudaklarınızın tamamını doldurun. En son rujunuzu sürün, eğer rujunuzu bir fırça ile uygularsanız daha kalıcı olacaktır. Rujunuzu uyguladıktan sonra bir kağıt mendille fazlasını alın ve rujunuzu yeniden sürün. Oldukça kalıcı olduğunu göreceksiniz.

Doğal bir makyaj istiyorsanız, allık renginizin ten renginizle ve rujunuzla uyumlu olması gerekir. Örneğin, pembe veya şeftali tonlarında bir allık ile kıpkırmızı bir ruj kullanırsanız hem makyajınız göze hoş gelmez hem de dudaklarınız gereğinden fazla öne çıkar. Ama pembe veya şeftali tonlarında bir ruj tercih ederseniz makyajınız uyumlu, görünümünüz ise daha sade ve doğal olur.

Birbirine zıt far renklerini iyi karıştırırsanız çok etkileyi renkler elde edebilirsiniz. Göz farı kullanmadan önce göz kapaklarına şeffaf pudra yada fondöten sürülüp gözün soluk görünmesini önler kırışık görünümünü azaltır.

Bazen makyajda tek başına bile yetebilen pudra aynı zamanda sabitleyici özelliğe sahiptir. Kullanım yolu çok basittir.Gözünüze herhangi bir makyaj uygulamadan önce toz pudrayı kirpiklerinizle beraber gözünüze sürerseniz, hem göz kalemi daha yumuşak sürülüp kalıcı olacaktır hem de kirpiklerinize gelen toz pudra rimel sürdüğünüzde kirpiklerinizi daha dolgun hale getirecektir.

Yağ hücrelerinin etrafında sıvı toplanıp şişlik oluşturarak, cilt yüzeyinin portakal kabuğu görünümünü almasıdır.

G5 selülit masajı, manuel selülit masajı (el ile) işlemleri uygulanmaktadır.

G5 masajı kendi adını taşıyan aletle yapılır. Hızlı titreşimle ve iterek sıkıştırma yöntemi ile selülitli bölgelerin yakılmasını sağlar.

Cildin mezoderm tabakasına, dermiş ve hipodermise girecek şekilde, çok küçük iğne uçları sayesinde az miktarda enjeksiyon uygulanarak yapılması uygun görülen selülit tedavisidir.

Kas sistemi üzerinde hareket ederek cildin sarkmasını azaltır, kas elastikiyetini arttırarak selülitten kurtulunur.

Lazer epilasyonda uygulanan ışınlar sadece orta deriye ulaşır deri altına ve iç organlara yayılması söz konusu değildir.

Epilasyon sonrası cilt kuruma eğiliminde olacağı için nemlendirici ve yatıştırıcı bir krem uygulamak faydalıdır. Lazer epilasyon günü sıcak banyo, kese yapmamak, sonrasında 3-4 gün güneşe maruz kalmamak gerekmektedir.

2 yıl düzenli olarak regl olan herkes lazer epilasyon yaptırabilir.

Kişiden kişiye kıl durumuna göre değişir. Genellikle 4 seansta %60 oranlarında değişim gözlemlenir.

Micro iğneleri olan başlıkla deride tahribat yaratarak cilt sorununa uygun görülen ürünün etkili bir şekilde cilde nufüz etmesi sağlanır. Böylece leke giderme, kırışıkları açma, çatlak sorunlarına çözümve cilt gençleştirme için kullanılan bir uygulamadır.

Seanstan sonra 3 gün içerisinde cilt kendini toparlayıp iyileşiyor.

En az 15 günde bir seanslar gerçekleştirilir.

Seans protokolü 8 seanstan oluşur.

Gençlik Kalemi, deri üzerinde  tahribat yarataıp cilt sorununa uygun görülen ürünün etkiliğini artırır. Ameliyatsız Cilt Gençleştirme ise direkt deri altına inip 50-60 °C radyo frekans ısısı vererek kolajenleri uyarıp hücre yenilenmesini sağlayarak cilt problemlerini giderir.

Yüz + dekolte bölgesine uygulama yapılır.  El+kol+yüz masajı da uygulamaya dahildir.

1,30 saatlik zamanınızı cilt bakımı seansında geçirirsiniz.

Temizleme (peeling) + Yoğun buhar + Sıkma (siyah nokta temizlemesi) + Maske + Serum veya vitamin takviyesi + Güneş koruyucu ve masajla seans sonlandırılır.

Yoğun akneli ciltlerde birkaç gün daha yoğun sivilcelenme oluyor. Akne veya siyah nokta sorunu olmayan ciltlerde herhangi bir aksi tepki oluşmaz.

Cildin elastikiyet kaybını giderir. İnce kırışıklıkları açar, gıdı toparlamasında etkilidir, cildi sıkılaştırır ve sağlıklı bir cilt rengi oluşturur.

Haftada en az 2 seans uygulama yapılmalıdır.

Acı hissiyatı yoktur. Günlük yaşam standartınızı düşürmeden yapılan bir uygulamadır.

Cilt sorununa göre değişir en az 3 seans tavsiye edilir.

 Ameliyatsız cilt gençleştirme seansları tamamlandığında cildiniz 10 yıl önceki sağlık ve görünümüne sahip olur ve etkisi 2-2,5 yıl kalıcıdır.

Deri hastalıkları (roza, sedef vb.) dışında her cilt tipine uygulanabilir.

Uygun başlık ve çalışma ile sivilcelerden tamamen kurtularak pürüzsüz bir cilde sahip olunabiliyor.

Kirpik dibine kadar girerek çalışabilme olanağımızla hassas bölgelerde çalışılan son teknoloji bir sistemdir. Göz kapağı düşmesi, göz çevresi kararması/morarması, göz altı torbalanması, göz çevresi kırışıklıklarını gidermede en az %50-60 oranlarında değişimler sağlanıyor.

Uygulanma sonrası oluşan tepki, kişiden kişiye değişmekle birlikte hafif pembe bir cilt oluşuyor. Bu durum kişinin günlük rutinine engel olacak bir görüntü veya hasar değildir.

24 saatlik bir kızarıklık oluşur. Kalıcı değildir.

Ameliyatsız cilt gençleştirmede düzenli uygulama ve ev destek ürünleri bakımı ile %60 başarı sağlanır.

Kişiden kişiye değişmekle beraber ilk seansta en az 4-6 cm arasında incelme gerçekleşir.

Aynı bölgeye bir sonraki seans 45 gün sonra yapılır. Ayrıca aynı bölgeye en fazla 3 seans uygulama yapılabilir.

Kesinlikle tekrar yağlanma olmaz. Eksi soğuk derecelerde yağ tahribatından dolayı uygulama bölgesinde yeniden yağlanma olmaz.

Manikür temizleme, tırnaklara şekil verme, el masajı, ölü derinin alınması ve oje sürülmesi aşamasından oluşan elleri ve tırnakları güzelleştirmek için yapılan bakımdır. Manikür uygulaması steril bir ortamda, rahatlatıcı, ferah ve dinlendirici bir süreç içinde tamamlanmalıdır.

Pedikür genel olarak ayak bakımıdır. Pedikür uygulamasında ayak tırnaklarınızın istenilen şekilde kesilmesinden, tırnak diplerindeki etlerin şekillenmesine kadar onlarca farklı kriter yer almaktadır. Özellikle yoğun şekille kullanılan ayaklarınız sertleşecek, sağlıklı ve yumuşak görüntüsünü kaybedecektir. Pedikür bakımı, bu problemleri yok ederek sağlıklı ve bakımlı ayaklara sahip olmanızı sağlar.

İdeal bakım aralığı 1 aydır. Ancak her tırnak ve deri yapısına göre değişiklik gösteren bir işlemdir. Örneğin çok fazla et batığı / tırnak batığı vb. sorun yaşamayan kişilerde 1.5 ayda bir olabilir. Çok ince derilerde şeytan tırnağı çıkma olasılığı fazladır ve tırnak diplerinde etlenme 15 günde başlar. Bu kişileri rahatsız ediyorsa bakım aralığı 20 gündür. Genellikle et batığı olan kişilerde 25-30 günde bir, tırnak batığı olan kişilerde ise 15-20 günde bir yeniden uygulama yapılabilir.

Hydroshape 10 m2'lik kişisel kabinde, ozonlu su içiresinde bisiklet binme yöntemi ile incelme sağlayan bir cihazdır. Özellik Avrupa ve ABD’de sıkça tercih edilen incelme, kilo kaybetme, selüliti yok etme, vücuttaki fazla suyu atma, kas gelişimi ve kuvvetlenmesi gibi etkileri ile kendini kanıtlamış yenilikçi ve yüksek teknolojik bir uygulama şeklidir.

 

Hydroshape zayıflamada son teknoloji niteliğindedir. Suyun iyileştirme gücünü teknoloji ile birleştirdiği için hem zayıflama hem de rahatlama sağlar.

Suyun direncini kullanır. Bunun sonucunda yaptığınız hareketlerdeki etkiyi normalinden 12 kat daha fazla hissedersiniz.

Sizi yormaz aksine masaj etkisi yaratarak bedeninizi rahatlatır.

30 dakikalık uygulama süresi boyunca 400 ile 600 arası bir kalori harcamanızı sağlar.

Hydroshape  sonrasında duş almanıza gerek kalmaz. Ayrıca işlem bedenin alt kısmında çalıştığı için saçlarınız bozulmaz, makyajınız akmaz

İzmir’de Hydroshape uygulaması yalnızca Derma Estetik’te bulunmaktadır.

  • Sağlıklı bir şekilde zayıflatır.
  • Suyun direnci havadan 12 kat daha fazla olduğu için kısa sürede kilo verdirir.
  • Masaj özelliği ile selülitleri giderir.
  • Bölgesel zayıflama sağlar.
  • Fizyoterapi işlevi görerek beli ağrısını giderir.
  • Bacakları çalıştırarak kas oranını arttırır.
  • Karın kaslarını aktive eder.
  • Vücuttaki fazla suyu atarak şişkinliği önler.
  • Renk terapisi(kromoterapi) ile ruhunuza iyi gelir.

 

  • Hydroshape sizi yormadan kısa sürede zayıflatır.
  • Sağlıklı bir şekilde kilo vermenizi sağlar
  • Bölgesel zayıflamanıza yardımcı olur.
  • Vücuttaki ağrıları azaltır ve fizyoterapi işlevi görür.
  • Etkisini hızlıca gösterir, saatlerinizi harcamanız gerekir.
  • Spor öncesi ve spor sonrası vaktinizi almaz.
  • Hydroshape sonrasında duş almanız gerekmez.
  • Saçınız bozulmaz, ojeleriniz çıkmaz ve makyajınız sabit kalır.

 

Ciddi bir sağlık sorunu yaşamayan herkes hydroshape yapabilir. Kondisyonlu olmanıza gerek yoktur. Suyun etkisi ile fazla efor sarf ettirmediği için sizi yormaz ve vücudunuzda ağrılara sebep olmaz.

Hydroshape suyun içinde uygulandığı için yanınızda bikininizi veya mayonuzu almanız yeterli olacaktır.

 

Yaklaşık 30 dakikalık seanslar şeklinde ilerlenir. Hydroshape’e dilediğiniz kadar devam edebilirsiniz.

Jinekoloğunuz bir sakınca görmediği sürece Hydroshape uygulaması hamileler için uygundur. Suyun kuvveti ve direnci sayesinde hamileler kolaylıkla yapabilir.

Kan dolaşımını artırır; dolaşım bozukluğunu giderir; cildi sıkılaştırır; selülit gidermede yardımcıdır.

Mevsime göre yaz-kış kullanımı olarak suyun sıcaklık veya soğukluk dereceleri ayarlanabiliyor.

Rakamsal olarak şu kadar kilo kaybedilir gibi bir hedef vermemiz mümkün değil. Fakat 30 dakikalık 1 seansta enerji harcayarak 400-600 kalori yakıp ödemden kurtuluyorsunuz. Buna bağlı olarak seanslarınızı destekleyecek şekilde günlük beslenmenize de dikkat ettiğinizde yaptığınız sporun mutlaka etkisi olarak kilo kaybı da gerçekleşecektir.

İncelme, kilo kaybetme, selüliti yok etme, vücuttaki fazla suyu atma, kas gelişimi ve kuvvetlenmesi, kardiovasküler dirençte artış, lenf drenajı gibi etkileri ile bir seans boyunca suyun içinde bisiklete bindiğinizde 16 jakuzi jeti bedeninize masaj yapar ve ozonterapi, kromaterapi özellikleri sizi rahatlatır.

Suyun direnci havadan 12 kat fazla olduğu için 30 dk’lık bir seans boyunca suda bisiklete binmek, 400 ­- 600 kalori yakılmasını ve vücuttaki fazla suyun atılmasını sağlar. 

Kromaterapi (renk terapisi) ışını özelliği, suya farklı renkler yansıtarak psikolojik olarak kişiye rahatlama sağlar. 

Bambu malzemesi insan tenine en yakın malzemelerden biri olması nedeni ile tenle çabuk etkileşim göstererek kan akışını daha hızlandıran bir mekanizmadır.

Renklerin vücuttaki oluşturduğu terapidir. Renkler hormonlar üzerinde olumlu etkiler oluşturarak cilde pozitif iyon yükler. Vücut dengesi ve direnci, ruh dinginliği için etkilidir.

Rollshape enerji harcamadan, ağrı ve acı hissetmeden, otomatik roll masaj sistemi ile vücudunuzda herhangi bir hasar oluşturmadan, diğer yöntemlere oranla daha fazla başarı gösteren etkili bir selülit giderme yöntemidir.

Haftada 2 seans olarak önerilir. Her seans 30 dakikadır.

30 dakikalık bir seansta 250-350 kalori yakımı gerçekleşir.

Spora eşdeğer değildir fakat sporu destekler. Çünkü vücut şekillendirme için üretilmiş ve uygulanan son sistem teknolojidir.

Klasik bakımda manuel olarak yapılan cilt temizleme (siyah nokta sıkma, yağ butonu temizleme, ölü deriden arındırma) aşamasının el değmeden vakum başlıklı cihaz ile yapılmasıdır.

Doğru uygulama yani vakum işleminin kas yönünde ve kontrollü bir şekilde uygulanması sağlandığında herhangi bir sarkma veya olumsuz etki oluşturmaz.

Yalnızca temizleme bakımı uygulandığında herhangi bir gözenek sıkılaştırma veya giderme göstermez. Fakat cilt sorununa yönelik özel kit bakım uygulaması yapıldığında gözenek sorununu giderir. Gözenekler sıkılaşır ve küçülür.

Bakımlarımızda kullanılan ürün ve solüsyonlar, kişinin cilt tipi ve yapısına göre seçilerek uygulanır. Yani karma cilt veya kuru cilt veya yağlı cilt için kullanılan solüsyonlar ve ürünler farklıdır.

Akneli ve problemli ciltlerde vakumlu temizleme uygulaması yapılmaz.

Aqua bakım uygulaması yapılan cihaza bağlı olarak vakumla temizleme bakımı, leke kiti bakımı, anti-aging kit bakımı, lifting bakımı, radyo frekans bakımları da yapılabilir. Bu uygulamaların her biri ayrı ayrı bakımlardır.

Kit bakımına özel uyarlanmış başlık ile kişiye özel kullanılan leke kiti tabletinin ürünü cilt altına indirerek ciltteki lekelerin giderilmesi için uygulanan işlemdir. Haftada 1 kez yapılır; en az 4 seans önerilir.

Kit bakımına özel uyarlanmış başlık ile kişiye özel kullanılan anti-aging kiti tabletinin ürünü cilt altına indirerek ciltteki kırışıklıkların ve sarkmaların giderilmesi için uygulanan işlemdir. Haftada 1 kez yapılır; en az 4 seans önerilir.

Haftada 1 kez uygulanır. Seans süresi ise temizleme bakımında 45 dakika, kit bakımlarında ise 90 dakikadır.

3 seans uygulanır. Bu durum kişinin çatlak sorununa göre de belirlenir.

Seanslar ayda 1 kez gerçekleşir.

Striort seans süresi 90 dakikadır.

3 seansta %80 oranında başarı sağlanarak yıllardır sorununuz olan çatlaklardan kurtulmanızı sağlar.

Göbek, Göğüs, Dekolte, Kol, İç Bacak, Bacak, Popo.

Genel olarak acı hissiyatı yoktur. Bazı bölgelerde bir miktar sızlama ve kaşıntı hissiyatı oluşturur. 

Genel olarak acı hissiyatı yoktur. Bazı bölgelerde bir miktar sızlama ve kaşıntı hissiyatı oluşturur.

Radyo frekans ısının kolajenleri uyarması nedeni ile minimal oranda çatlaklara iyi gelir fakat tam anlamıyla bir çatlak giderme bakımı değildir.

Vakum ve radyo frekans sistemlerinin birleşimi ile oluşan uygulamada selülitli bölgeyi vakumlayan başlıktaki roller’ların radyo frekans ısısını cilt altına ileterek kolajenleri uyarıp kan dolaşımını hızlandırarak selülitli bölgeyi yeniden yapılandırır. Selülit gidermede başarılı sonuçlar oluşturan bir uygulamadır.

Radyo Frekans, Infrared, Vakum ve Roller Masaj sistemlerini bir arada barındıran bölgesel incelme uygulamasıdır.  Vakum yöntemi ile deri ve kas arasındaki ince yağ dokusunu yakarak incelme ve sıkılaşma sağlar.

Yağ fazlalığı olan, sıkılaşma ve şekillenme ihtiyacı olan her bölgede olduğu gibi sırt bölgesinde de uygulanabilir.

En az 6 seans olarak önerilir.

Haftada 2 kere uygulanmalıdır. Her seans 30 dakikadır.

Bacak, İç Bacak, Popo, Bel, Simit Bölgesi, Sırt, Göbek, Kol, Yüz, Boyun, Dekolte.

Acı hissi yoktur. Radyo frekans ısısını seansın ilerleyen sürelerinde hissedebilirsiniz.

Vakum & radyo frekans sistemleri birleşimi ile sarkmaları toparlar ve kırışıklıkları açar. 

Vellashape uygulaması yağ kırma işlemi de gerçekleştirdiği için yüz şekillendirme ve inceltmede de belirli oranda kullanılan son teknolojilerden biridir.

Gıdı bölgesindeki yağları kırar, ciltteki sarkmayı gidererek gıdı küçültme ve toparlama gerçekleştirir.

En az 6 seans olarak önerilir.

Haftada 2 kere uygulanmalıdır. Her seans 30 dakikadır.

Bacak, İç Bacak, Popo, Bel, Simit Bölgesi, Sırt, Göbek, Kol, Yüz, Boyun, Dekolte.

Odaklı kavitasyon uygulaması yağ kitlesini vakum desteği ile direkt hedef alarak yağ kırma işlemini yapar. Normal kavitasyondan 2 kat daha etkili, 10 kat daha zararsızdır. Nano teknolojisi ile yağ kırma gerçekleşir. Yani ses dalgaları sadece vakumlanan bölgedeki yağlara odaklanır. Böylece enerji yalnızca sorunlu bölgede kullanılarak daha etkin sonuçlar elde edilir.

Odaklı kavitasyon her bölge için 30 dakikadır.

Başarılı sonuç için en az 6 seans uygulanmalıdır. Haftada 1 kez düzenli olarak uygulanmalıdır.

En az 6 seans olarak uygulanan odaklı kavitasyonda her bölge için %50 sonuç hedeflenir ve alınır.

Odaklı kavitasyonun en büyük avantajlarından biri ise yağ kırma esnasında cihaz içerisindeki porselen başlıkların verdiği soğuk dereceler ile dokunun toparlanmasını sağlamaktır. Sarkma oluşmadan incelme ve zayıflama görülür.

Günlük su tüketiminin düzenli olması, alkol kullanımına dikkat edilmesi, yoğun bir diyet programı olmasa da dengeli ve doğru beslenmeye dikkat edilmesi, vücut aktivitesinin (spor ve egzersiz) artırılması gibi günlük yaşam rutininde değişimlerle uygulama daha etkili ve başarılı sonuca odaklanır.

Odaklı kavitasyon uygulaması son sistem bir teknoloji olarak ağrı ve acı hissi olmadan konforlu bir şekilde incelmenizi & zayıflamanızı sağlar.

Kalıcılığı kişinin kendi tırnak yapısı ve tırnak yatağına göre değişir. İlk uygulamadan sonra yapılan düzenli ara bakımlarla istenilen kalıcılıkta kullanılabilir.

Tırnak yapısı çok kısa veya tırnak yeme problemi varsa protez tırnak uygulamasından sonra 15.gün bakıma gelmesi gerekmektedir. Yoksa tırnak ayrılma dönemine geçmeye başlayacaktır. Bu tür tırnak sorunları yok ise uygulamadan sonra 20-25 günde bir ara bakımlar yapılır.

Evet, yapılabilir. Çok ufak tırnak olduğunda bile protez yapılabilir. Tırnak yeme sorunu olan kişiler için protez tırnak bir tedavi yöntemidir.

Kısa olacak şekilde de protez tırnak uygulaması yapılır.

Kendiniz koparmaya, çıkarmaya çalışmanız halinde tırnaklarınıza zarar verir.

2 saat protez tırnak uygulama süresidir.

Özel solüsyonlar ile veya medikal tırnak bakımları için özel olan freze makineleri ile uzmanınız tarafından çıkarılmalıdır.

Normal ojeden farklı olarak solüsyonlar ve cihazla yapmış olduğumuz bir uygulamadır. Bunun ekipmanları ve eğitimi olan uzmanlar tarafından yapılması önerilir.

El tırnaklarında 2 hafta, ayak tırnaklarında ise 3 haftaya yakındır.

Kalıcı oje özel işlemlerle uygulandığı gibi yine aynı özel işlemlerle de çıkarılır. Yani asetonla çıkarma işlemi yapılmaz.

Hayır zarar vermez. Hiç çıkarmadan sürekli olarak kalıcı oje uygulaması devam ederse evet, zarar verir.

Evet. Kalıcı oje üzerine normal oje sürülür.

El tırnaklarında 2 hafta, ayak tırnaklarında ise 3 haftaya yakındır.

Her ikisi de mevcut. Fırça ile uzmanımız çizim de yapıyor, sticker yapıştırma da kullanılıyor.

İstediğiniz çizimler uzmanımız tarafından tırnağınıza resmedilir.

Ojenizin değişim süresine kadar (3 hafta) dayanıklı. Fakat büyük boy taşlarda dikkatli kullanım gerekir. Bir yere takılma gibi durumlarda çıkar.

Güneş ışığı stratosfer ile atmosferden geçerek dünyaya ulaşır. Ozon tabakası en zararlı UV ışınları filtre eder. UV-C ve bazı UV-B ışınları filtre edilirken UV-A ışınları aynı kalır. Güneş ışınının etkisi mevsimlere, yöresel sıcaklıklara, hava kirliliğine, kumsal, yağmur, kar durumlarına göre günden güne değişir. Solaryum cihazları insanlar tarafından yapıldığı için; ışınlar insan sağlığına en uygun şekilde kombine filtre edilmiştir ve ten tipine göre ayarlanabilir. Solaryum cihazları güneşin aşırı ve zararlı ışınlarına maruz kalmaksızın güneşin yararlı etkilerinden faydalanmak isteyenler için kuvvetli bir alternatiftir.

Herkes doğduğu zaman genetik olarak ten rengine sahip olur. Afro-Canabian'da doğan bebekler doğduklarında beyaz tenlidirler. Güneş ışığına çıkana kadar ten renkleri beyaz kalır; sonradan zencileşirler.
 

Kol ve bacakların iç kısımları diğer cilt bölgelerine oranla daha az pigment oluşturucu hücrelere sahip oldukları için daha az bronzlaşır. Yüzde de doğal olarak daha kalın ve boynuzsu tabaka bulunduğundan özellikle UV-B ışınlarına karşı koruma sağlamak için iyi bir bronzlaşma olmaz. Yazın oluşan çiller ve pigment lekeleri çok sayıda bronzlaştırıcı pigmente sahiptirler ve bu nedenle diğer ciltlere oranla daha çabuk kararırlar. Üzerine oturduğumuz ve dayandığımız cilt bölgelerinde kan dolaşımı zayıftır. Oksijen azlığı melanin pigmentlerinin daha düşük oranda renklenmelerine sebep olur. Bu nedenle " bu bölgeleri bastırmayan'' bir bronzlaşma için özellikle ergonomik yüzeye sahip solaryum yatakları uygundur.

Evet. Yanmak için direkt güneş ışınlarına gerek yoktur. Bulutların arasından gelen ışınlarla da yanılır. Gölgede de yansıyan ışınlar sayesinde aynı durum söz konusudur.

 

 

 

 

Kumsalda güneşlenmeyle solaryum eşit derecede bronzlaşmayı sağlar. Tek farkı solaryum cihazlarında kişiye özel bronzlaşma planları uygulanır. Ten tipine uygun makine ve kullanım süresi belirlenerek. Dolayısıyla güneşte oluşabilecek aşırı kızarma, soyulma, su toplama gibi durumlar solaryumda söz konusu değildir. Solaryum ve güneş bronzluğunun kalıcılık süreleri aynıdır. Bronzluğun kalıcılık süresini uzatmak ancak cildi iyi nemlendirmeyle olur.

Solaryuma girmeden önce yapılan duş ve solaryuma özel pealing jelleri kullanımı bronzlaşma öncesi iyi birer hazırlıktırlar. Ölü deri hücreleri atılır, gözenekler açılır. Solaryumdan sonra sabun ya da jel kullanmadan sadece suyla duş alabilirsiniz. Aksi takdirde derinizde oluşan D3 Vitamini sabun ve jelle gider. Ya da 8-10 saat sonra D3 Vitamini kana karıştıktan sonra sabun ya da jelle duş alabilirsiniz.

Alerjik reaksiyonlar oluşabileceği için yeni dövme yapılmış bölgelerin korunması gerekir. Aynı zamanda dövmenizi kapatmazsanız dövmenizin rengi solabilir.

 

Bazı ilaçlar deriyi UV ışınlarına karşı hassaslaştırırlar. Bu ilaçlar foto-toksik, foto-alerjik  efekte sahip olan içeriğe sahiptirler. Bu yüzden solaryuma girmeden önce ilaç kullanımı söz konusuysa ilacın prospektüsünü okumak ve şüpheli durumlarda doktora danışmak gerekmektedir. Herhangi bir etki 48 saat içinde belirir.

Bebeklerin ve küçük çocukların tenleri UV ışınlarına karşı hassas olduğu için 16 yaşından küçüklerin solaryuma girmesi uygun değildir. Bu yaştaki çocuklarda büyüme hormonu salgılanması devam eder ve bu ışınlar, hormonun salgılanmasına etki edebilir. Güneşte ise şapka, elbise, şemsiye, yüksek koruma faktörlü kozmetik ürünleri vs. ile iyi korunmaları gerekir. Küçük yaşta alınan güneş yanıkları, ilerdeki yaşlarda ciddi problemlere yol açabilir.

Kadınlarda hamilelik sırasında choloesma adında pigmentleri aktif hale getiren bir hormon üretimi olur. O yüzden bazı hamile kadınlar diğer kadınlara göre güneş ışınlarına karşı değişik tepkiler verirler. Deri hassaslaşabilir. O yüzden kontrollü olarak ışınlarla temas etmek en doğrusudur. UV ışınlarının anne karnındaki bebeklere bir etkisi yoktur.

Güneş ışığı stratosfer ile atmosferden geçerek dünyaya ulaşır. Ozon tabakası en zararlı UV ışınlarını filtre eder. UV-C ve bazı UV-B ışınları filtre edilirken UV-A ışınları aynı kalır. Güneş ışınının etkisi mevsimlere göre, yöresel sıcaklıklara göre, hava kirliliğine, kumsal, yağmur, kar durumlarına göre günden güne değişir. Solaryum cihazları insanlar tarafından yapıldığı için ışınlar insan sağlığına en uygun şekilde kombine filtre edilmiştir ve ten tipine göre ayarlanabilir. Solaryum cihazları güneşin aşırı ve zararlı ışınlarına maruz kalmaksızın güneşin yararlı etkilerinden faydalanmak isteyenler için kuvvetli bir alternatiftir.

 

Düzenli güneşlenme vücut üzerinde tıpkı düzenli yapılan beden eğitimi etkisi göstermektedir. Bunun nedeni güneşin UV-B ışınları nedeniyle vücutta meydana gelen D vitamini üretimidir. Kalp ve dolaşım sisteminde bu vitaminin alıcıları bulunmaktadır. Bunun sayesinde kalp kasları ve kan dolaşım sistemi kan ile daha iyi yıkanmakta ve vücutta oksijen yönünden ekonomi sağlanmaktadır. Kalp ve dolaşım sistemi rahatsızlıkları tedavisinde doktor tavsiyesine göre dozu ayarlanmış bir güneşlenme veya güneşlenme teknolojisi ile önemli başarılar sağlanmaktadır.

Osteoporoz, kemik erimesidir. Kemik özü artan hormon ve kalsiyum eksikliği nedeniyle azalır. Kemikler katılaşır ve özellikle yıpranmış noktalarda olmak üzere (Örnek: omurilik, el bilekleri ya da üst kalça eklemleri) daha kolay kırılır. Doktor kontrolü altında hormon kaybı ilaçlar ile dengelenebilir. Kalsiyum eksikliğine bol kalsiyumlu yiyeceklerle karşı konulabilir. Fakat buna ek olarak kanın yeterli oranda vitamini ile beslenmesi gerekir. Çünkü ancak bunun yardımıyla insan vücudu besinlerden alınan kalsiyumu değerlendirebilir. D vitamini ilaç olarak ya da güneş ışınlarından alınabilir. UV ışınları bu sırada özellikle tercih edilmelidir. Çünkü D vitamini tabletlerinin dozajına zararlı reaksiyonlara yol açmamak için dikkat etmek gerektiği halde UV ışınlarında aşırı üretim söz konusu değildir. Yaz aylarında doğal güneş ışınlarının içerdiği UV-B ışınları solaryumdakilerden çok daha fazladır. Ancak özellikle son yıllarda çok yüksek UV-B dozajının belli riskler taşıdığı, Örneğin aşırı güneşlenmede cilt kanseri olunabileceği ortaya çıktı. Buna karşın solaryumda ışınlar kontrollüdür. Modern solaryumlar vücudun D vitamini üretebilmesine yeten, fakat diğer yandan cilt kanseri gibi riskleri ortadan kaldıracak olan %1-2 oranında kontrollü UV-B ışınları yaymaktadır.

Buna sonbahar ve kış aylarında güneş ışınlarının açısı nedeniyle doğal güneşin UV-B ışınlarının, vücutta D vitamini sentezine çok düşük oranda imkan verecek kadar zayıf olması eklenmektedir. Yani solaryum hem yazın hem de kışın hayati önem yaşayan UV ışınları ile beslenmek için iyi bir olanak sağlamaktadır. Solaryum stüdyosunun seçiminde bronzlaşmayı sağlayan ampullerin mutlaka UV-B ışınları da yayıyor olması önemlidir. Bu bağlamda tüm vücutta ve %1-1 civarında bir UV-B ışını oranını sağlayan alçak basınç cihazları idealdir. İyi bir solaryum stüdyosundaki personel, cihazların kullanımı ve solaryuma girme sürelerinin doğruluğu konusunda da yardımcı olacaktır.

Geçmişte, medyanın sansasyon merakı nedeniyle güneş ve solaryum hakkında, çoğunlukla yanlış ve gerçek dışı haberler çıkmıştır. Kuşkusuz doğru olan şu; aşırı dozda uygulandığında UV ışınları insan vücudunu olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle güneş ve solaryum insanları iyileştiren ancak aşırı dozda kullanıldığında zararlı yan etkileri olan bir ilaca benzetilebilir. Genetik olarak cilt kanseri riski taşımayan birinin makul dozajlarda solaryum kullanımı nedeniyle cilt kanseri olması riski yok denecek kadar azdır. Değişik cilt hastalıklarının tedavisinde modern solaryumdaki UV ışınlarına oranla çok daha yüksek düzeyde UV ışınlarının uygulandığı foto-terapi kullanılmaktadır.

Amerikan donanmasında gönüllü 4.000' den fazla insan üzerinde yapılan gözlemler, güvertenin altında çalışan denizcilerin güneşte güvertenin üzerinde çalışanlara oranla maligne melanome (kara cilt kanseri) hastalığına çok daha sık yakalandığını göstermiştir. Bilimsel araştırmalar; ABD' nin az güneş gören kuzey bölgelerindeki insanların, ABD'nin güneşli güney bölgelerinde yaşayanlara oranla bazı kanser türlerine daha sık yakalandıkları sonucunu vermiştir. Bunun sebebi, vücut tarafından üretilen ancak insanlarda güneş ve solaryum sayesinde harekete geçirilen D-3 vitaminidir. Bu vitamin sadece direnç mekanizmalarını güçlendirmekle kalmıyor aynı zamanda dahili tümörlerin büyümesini önleyici etki yapıyor ve bunların tehlikeli bir biçimde bölünmesini azaltıyor ve engelliyor. Güneşin kontrolsüz ışınlarına maruz kalmak istemeyenler, solaryum sayesinde kontrollü şartlar altında, makul dozajlarda zararlı sonuçlardan korkmaksızın güneşin yararlı etkilerinden yararlanma imkanı buluyorlar.
 

UV-ışınlarının günlük dozajını aşmamak ve buna bağlı olarak bir güneş yanığıyla karşılaşmamak için bundan mümkün olduğu kadar kaçınılmalıdır.
 

 

Günlük hayatta yoğun iş temposunda tatil ve güneş için vakit ayıramayanlar için solaryum lüksten çok bir ihtiyaç. Klasik bir atasözü ‘Güneş girmeyen eve doktor girer.‘ der. Solaryumun sadece bronzlaştırmaya yönelik olduğu düşünülse de bilinçli kullanıldığı takdirde sağlığa faydalı etkilerinin de olduğu kanıtlanmış bir gerçektir. Solaryum güneşle aynı biyolojik mekanizmayı harekete geçirir ve aynı pozitif efektleri verir. Tek fark solaryumda ışınların kontrollü ve kişiye özel ayarlanabiliyor olmasıdır. Güneşin kontrolsüz ışınlarına ve zararlı etkilerine maruz kalmadan, D vitamini üretimi gibi, pozitif etkilerinden faydalanmak isteyenler için solaryum iyi alternatifdir. Profesyonel solaryum işletmeleri  sayesinde kısa sürede sağlıklı, kalıcı ve canlı bir bronzluğa ulaşmak mümkün. Özellikle tatil öncesinde güneşe çıkmadan önce yapılan solaryum kullanımları iyi bir zemin hazırlar ve bronzlaşmak için güneşin altında saatlerce kalmaya da gerek kalmaz. Yanık alma, su toplama, soyulma gibi istenmeyen durumlarda engellenmiş olur.

Doktor tavsiyesi ile stüdyolarımızda solaryumu sağlık amaçlı kullanan ciddi bir müşteri kitlesine sahibiz. Solaryumun iyi geldiği durumlardan bazılarını sıralarsak: Sedef hastalığının bazı türleri, akne ve sivilce izleri, romatizmal rahatsızlıklar, osteoporoz ( kemik erimesi ), kalsiyum eksikliğinden kaynaklanan kramplar, depresyonlar. Solaryumun aynı zamanda kalp ve dolaşım sistemine olumlu etkileri vardır. Bronz ten kişinin özgüvenini artırır. Virüslü hastalıklara karşı vücut direncini artırır. Sağlık amaçlı kullanımlarda mutlaka doktor tavsiyesi ile yönlendirme yapılmalıdır.

En önemli faktör yanlış işletme seçimi. Bu konuda yeteri kadar bilgi sahibi olmayan, profesyonellikten uzak işletmekler seçildiği takdirde istenmeyen durumlar oluşabilir. Makinelerin bakımının zamanında yapılması, ampullerin 600 saatte bir değiştirilmesi, hijyenik koşullar, makinelerin teknolojisi, stüdyo atmosferi dikkat edilmesi gereken hususlardan bazıları. Kullanıcılara hizmet veren danışmanların eğitim durumu ve yönlendirmesi de çok önemli. Çünkü solaryumun kişiye özel uygulanması gerekiyor. Bu da gelen kişiye cilt tipi analizi yapılması, solaryuma girmesinde herhangi bir sakınca olup olmadığının tespit edilmesi, gerekli uyarıların yapılması anlamına geliyor. Her cildin ihtiyacı farklıdır, dolayısıyla seçilen makina, seans süresi ve kullanılan kozmetik ürünlerde farklı olmak zorundadır. Aksi uygulamalarda lekelenmeler, yanıklar, hijyenik şartlara uyulmamasından kaynaklanan sonuçlar, renk alamama gibi istenmeyen durumlar oluşabilir. Zaman ve para kaybını da dikkate alırsak işletme seçiminin önemi bir kez daha ortaya çıkar. Sun Vital işletmelerinin sloganı ‘Önce Sağlık’ ve ‘ Profesyonel Danışmanlık’tır. Bu yüzden kaliteli hizmet almak ve istenmeyen sonuçlarla karşılaşmamak isteyenlerin vazgeçilmezleri arasında yer almaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Müşteriye bilinçli hizmet vermek demek, bilinçli müşteriye hizmet vermek demektir.

Öncelikle cilt tipine uygun makine, seans süresi ve solaryum kozmetiği belirlenmeli. Cilt temiz olmalı ve solaryum ürünleri dışında herhangibir ürün kullanılmamalı. Solaryum öncesinde peeling ya da kese yapmak ölü deri tabakasından arınmak için faydalı. Profesyonel solaryum kozmetik ürünleri kullanmak, sağlık, canlılık, kalıcılık, kısa sürede renk almak açısından önemli. Her seans sonrasında da cildi nemlendirilmeli. Su başta olmak üzere bol sıvı tüketilmeli. Solaryuma girerken dikkat edilmesi gereken hususlar dikkate alınmalı: Solaryum gözlüğü kullanılmalı, direkt ışığa bakılmamalı, takılar ve kontakt lensler çıkarılmalı, ilaç kullanımı varsa doktora danışılmalı ( romatizmal ilaçlar, doğum kontrol haplarının bazı türleri, tetrasiklin türevi antibiyotikler, vs. ), epilasyon, ağda, cilt bakımı, lazer, estetik operasyon gibi uygulamalardan sonra cilt eski formuna dönmeden solaryuma girilmemeli ve güneşe çıkılmamalı, vucudunda fazla sayıda et beni bulunanlar hem solaryumdan hem de güneşten uzak durmalı, aynı gün içinde hem solaryum hem de güneş banyosu yapılmamalı, güneş kozmetikleri solaryumda kullanılmamalı, uçuk ve açık yara varsa girilmemeli, dövme varsa kapatılmalı, hassas dudaklar için lipstik kullanılmalı, başlangıçta iki seans arasında minimum 2-3 gün ara verilmeli, rengi korumak için 7-10 günde bir seans uygulanmalı, şüpheli durumlarda doktara danışılmalı, alkol kullanımından sonra girilmemeli, 16 yaşından küçükler ve hamileler solaryuma girmemeli, bayanlar regl dönemlerinde solaryuma girmemeli, klimalı makinalar tercih edilmeli, aşırı terleme durumu varsa eloktrolit elementlerin kaybından ötürü seans sonrasında doğal maden suyu içilmeli, yoğun spor aktiviteleri sonrasında, diyetteyken ve aç karnına duş tipi makineler tercih edilmemeli.

Başlangıç aşamasında düşük güçlü makinelere, kısa seans süreleriyle girilmelidir. Kademeli bir şekilde güç ve seans süresi artırılmalıdır. Renk oturuncaya kadar ilk hafta iki seans arasında minimum iki gün ara verilmelidir. Renk oturduktan sonra haftada bir seans rengi korumak için yeterli olacaktır.

Son güneş banyosundan sonraki 2-4 hafta içinde bronzlaşma kendini muhafaza eder. Cildin kendini doğal olarak yenileme işlemi nedeniyle üstteki cilt hücreleri yavaş yavaş dışarıya atılır. Cilt ortalama 28 gün sonra kendini tamamen yenilemiştir. Cilt bronzluğu özel bakımlarla örneğin, özel solaryum kozmetikleri ile daha uzun süre korunabilir.

 

Haftada 1-2 defa bir solaryum salonuna gidebilirsiniz. Tatilde kazandığınız bronz rengi korumak için 10-15 dakikalık bir solaryum seansı yeterli olacaktır.

 

Temel canlandırıcı maddelerin doğal sentezini artırdığı için cilde zindelik verir.

Erkeklere özel üretilmiş çeşitli estetik ve yaşlanma karşıtı çözümler sunar.

İlk seanstan itibaren gözle görülür bir sonuç elde etmek mümkün.

Selülitlerde 3 seanstan sonra %67 oranında bir azalma görülür. 

Beslenmeye ve egzersize (kollar, sırt, karın, bel, uyluklar vb.) dirençli belirli alanları hedeflemeyi ve inceltmeyi mümkün kılar.

Bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.

Hayır. Ayrıca vücutta iltihap ya da ciltte uçuk olması halinde, herhangi bir kan hastalığı ya da akut bulaşıcı hastalıklardan birinin bulunması halinde, vücutta tümörlü hücrelerin varlığı durumunda, kemoterapi sürecinde ve egzama, sedef gibi cilt hastalıklarının tedavi sürecinde yaptırılmamalı.

İşlem her yaş için her mevsimde rahatlıkla uygulanabilir. Etkisi en fazla 1 yıldır.

Hayır. Kolajen üretimini artırıyor; cilde esneklik sağlıyor; kırışıklıkları azaltıyor; hücrelerin yenilenmesini gerçekleştiriyor.
 

Bir seansın 45 dakikayı geçmemesi öneriliyor.

Hamileliğin 12. ila 16. haftaları arasında başlanmalı.

Hamile pilatesinde ağırlık merkezi, pelvik bölgesidir.

Test sonuçlarına göre cilt durumunda değişim ve kırışıklıklarda azalma 4 hafta (günlük kullanım) içerisinde gözle görülür hale gelmektedir.

Collagen Lift Paris™ kullanmanın rapor edilen bir yan etkisi yoktur. Endişeleriniz varsa lütfen ürünü almadan önce doktorunuza danışın.

Bir ampülü avcumuzun içine alıyoruz ve baş parmağımızla ucuna baskı yaparak kolayca kırıyoruz. Sonrasında bir bardak suya veya meyve suyuna karıştırıp içiyoruz.

LPG Uygulaması ile birlikte hücreler, dermisin yoğunluğunu kendiliğinden geri kazanması için kolajen, hiyaluronik asit ve elastin sentezlemeye devam eder ve hücre yenilemesini sağlanır.

Kromoterapi (renk terapisi) özelliği vücuttaki renk farklılıklarını dengelemektedir.

Rollshape seçili dalgalar ile kolajen yenilemesini sağlar. Böylece kolajen liftler ciltte kümeleşir, kalınlaşır ve esnekliğini yeniden kazanarak cildinizin yenilenmesini sağlar.

Odaklı Kavitasyon, göbek, bel çevresi, basen, bacak, iç bacak, kol, sırt bölgelerinde uygulanmaktadır.

Hayır. Uzmanlarımızın gerçekleştirdiği vellashape uygulaması ısınan bölgeye hiçbir zararı olmadan yalnızca yağ dokularına ulaşmaktadır.

Uygulama yapılan bölgenin 15 gün boyunca güneşe maruz kalmaması gerekmektedir. Bu nedenle genellikle kışın yapılması önerilmektedir. Fakat uygulama yapılan bölgeyi çok fazla güneşe maruz bırakmamak ve yüksek faktörlü güneş koruyucusu kullanmak koşulu ile yazın da uygulanabilmektedir.

Soğuk lipoliz tedavisi vücudun göbek, yan bölge, sezaryen doğum sonrasında oluşan alt karın, sırt, basen, bacak ve kol altı gibi bölgelerinde oluşan yağ birikimlerinin tek seansta büyük oranda kalıcı olarak azalmasını sağlayan bir yöntemdir. Her yaştan erkek ve kadınlara uygulanabilen, özellikle yoğun tempolu iş ve özel yaşamlarından ödün vermek istemeyen kişilerin tercih ettiği ağrısız, acısız, zahmetsiz ve sadece 1 seanslık işlemdir.

Öncelikle uyguladığınız diyet programı bir uzman diyetisyen tarafından size uygun şekilde hazırlanmış olmalıdır. Fakat bunun yanında gün içerisinde bol su tüketerek ve spor yaparak vücudunuza enerji sağlayabilirsiniz.

Elektro therapi cilt yüzeyi, cilt altı dokuları ve derin kas gruplarının yüksek frekanslı elektriksel uyarılarla aktive edilmesidir. Elektro terapi sadece incelme için değil selülit tedavisinde de kullanılabilen son teknolojiye uygun bir tekniktir.

Kavitasyon uygulaması sırasında parçalanan yağlar karaciğer ve böbrekler aracılığı ile vücuttan atılmaktadır. Bu nedenle uygulama yapıldığı dönemde bol su içmek önemlidir.

Radyo Frekans tedavisi bacak, basen, üst kol, bel, karın, yüz ve boyun bölgelerine uygulanmaktadır.

Vakum Terapi, deri ve deri altı dokulara negatif basınç uygulanarak kan ve lenf dolaşımının arttırılmasını sağlayan, selülitleri azaltırken hücre tamirini arttıran bir uygulamadır.

Kişiye göre belirlenmekle birlikte Ozon Sauna uygulama seansı en az 30 en fazla ise 40 dakika sürmektedir.

Pasif jimnastik, çok sayıda elektron ucuna sahip aynı isimdeki cihazla uygulanmaktadır. Pasif Jimnastik, elektro terapi tekniği uygulanarak zayıflama sağlar. Vücutta sadece tek bir bölgeye değil tüm vücuda aynı anda etki edebilmektedir. İçeriğinde 9 farklı program bulunur ve bu sayede her bölge için farklı program uygulanebilmektedir.

Inbody vücut analizi, bir diğer adı ile vücut kompozisyon analizinde BIA adı verilen el ve ayaklara temas eden elektortlar yardımıyla yapılan elektiriksel ölçümler ile vücut suyu, yumuşak doku ve yağ miktarlarını ölçülmektedir.






İLETİŞİM

8229/1 Sk. Ece Sitesi A Blok 21/C Ataşehir / İzmir
(Kent Hastanesi Çaprazı - İztik Karşısı)

0 533 030 61 050 232 329 19 000 232 329 19 35




Uzmana Danışın

Uzmana Danışın

gonet parma